VASİYETNAME: KULUN SON HESABI 13 Şubat 2026, 14:16
İnsan, vasiyet yazdığı gün ölümü hatırlamaz, hesabı hatırlar. Çünkü ölüm inkar edilebilir ama hesap edilemez.
Vasiyetname bu yüzden dünyaya değil, aslında ahirete dönük bir metindir. “Ben gidiyorum” demekten çok “Ben ne bıraktım?” sorusunun yazıya dökülmüş halidir.
Kur’an, insanı “emaneti yüklenen varlık” olarak tarif eder. Dağların, taşların çekindiği yükü omuzlayan insan, hayatı boyunca bu emaneti taşımakla mükelleftir. Ne var ki çoğumuz, emaneti taşıyacak omuzlar yerine emaneti sergileyecek vitrinler inşa ederiz. Ölürken de o vitrinlerin anahtarını paylaştırırız. Vasiyetname dediğimiz şey, çoğu zaman bu yanlış hayatın resmi tutanağı olur.
Peygamber Efendimiz, kişinin malının ancak üçte biri üzerinde tasarruf edebileceğini buyururken aslında bir sınır çizmiştir. İnsan, ölümünde bile mutlak söz sahibi değildir. Çünkü mülk Allah’ındır. Kul sadece emanetçidir. Bu hakikat unutulduğunda vasiyet, kulun değil nefsin kaleminden çıkar.
Asıl vasiyet, geride kalanlara “Allah’ı unutmamayı” bırakabilmektir. Çünkü unutulan her şey telafi edilebilir. Allah’ı unutmanın ise bedeli vardır. Çocuklarına sadece miras bırakan bir baba, onları dünyaya hazırlar. Ama iman, edep ve hesap bilinci bırakan bir baba, onları ahirete hazırlar. Hangisi gerçek merhamettir, sormak gerekir.
Bugün vasiyetlerimiz uzun, dualarımız kısa. Mal listeleri ayrıntılı, helallikler muğlak. Oysa kul Rabbine borçludur. Bu borç ne tapuyla ne imzayla kapanır. Vasiyetname, “Benden alacağın varsa affet” demenin kağıda dökülmüş hali olmalıdır. Aksi halde geriye kalan sadece hukuki bir metin değil, uhrevi bir eksikliktir.
Belki de en ağır vasiyet şudur. Ardımızdan edilen dua. Eğer bir insan öldüğünde ardından hayır dua değil de sadece miras kavgası bırakıyorsa, o kişi dünyada kalmış demektir. Toprağa gömülen bedeni olur ama hesabı ayakta durur.
Sonuçta vasiyetname, kulun son secdesidir. Eğrisiyle doğrusuyla, eksikleriyle, pişmanlıklarıyla Allah’a yöneldiği son an. Ne yazdığımız değil neyi yaşadığımız belirler akıbetimizi. Çünkü kalem susar, amel konuşur.
HACER ELBEY – EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
ÖZKURBİR’den Üye Kuruma Anlamlı Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:13 -
ÖZKURBİR Genel Sekreteri Erdem Kılıç’tan Üye Kuruma Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:04 -
Zorunlu eğitim şiddeti büyütüyor
20 Nisan 2026, 08:37 -
İslami Gençlik İçin Hedef, Motivasyon ve Kariyer…
20 Nisan 2026, 08:35 -
ILIK İNSAN DERLER
18 Nisan 2026, 18:39 -
Modern Dünyanın Gölgesinde Şiddet: Okullardaki Yabancılaşma ve Çözüm Arayışları
18 Nisan 2026, 18:24 -
EĞİTİMİN ÜÇ BÜYÜK DÜŞMANI: MEŞGULİYETSİZLİK, İHTİYATSIZLIK/İHTİYAÇSIZLIK VE MANEVİYATSIZLIK…
18 Nisan 2026, 18:12 -
ÖZKURBİR Üye Ziyaretleri Devam Ediyor
18 Nisan 2026, 18:04 -
Dernek avukatımız Mustafa Çınar tarafından gerçekleştirilen “Öğretmen ve Personel Sözleşmelerinde Hukuki Rehberlik Programı” başarıyla tamamlandı.
17 Nisan 2026, 21:52 -
Yönetim Kurulu Üyemiz Hami Koç, ziyaret programları kapsamında üyemiz Sultan Fatih Okulları Genel Müdürü Enver İstif ile bir araya geldi.
17 Nisan 2026, 21:49

