UYGULAMAK İSTEYENLER İÇİN TERS YÜZ SINIF MODELİ REHBERİ 21 Ocak 2026, 08:40
Ekim ayında yayınlanan yazımızda, öğrenmenin öğretmenin susmasıyla başladığını, o kıymetli sessizliğin aslında öğrencinin kendi öğrenme sürecini inşa etmesi için bir fırsat olduğunu konuşmuştuk.
Peki, bu sessizlik nasıl yönetilecek? Öğretmen kürsüden indiğinde boşalan o sahne nasıl doldurulacak?
Felsefeyi pratiğe, niyeti eyleme dökme zamanı. Yaptığım saha araştırmaları ve akademik çalışmalar —özellikle ilkokul düzeyindeki matematik uygulamaları— bana şunu gösterdi: Ters Yüz Edilmiş Sınıf (Flipped Classroom), sadece videolarla ders işlemek değil, sınıfın zaman/mekân algısını yeniden kurgulamaktır.
Eğer bu dönüşüme niyetliyseniz, işte masanızda durması gereken o yol haritası:
Okul Yöneticilerine Notlar:
Bir okul yöneticisi için en büyük yanılgı, bu işi sadece bir "teknolojik altyapı" meselesi olarak görmektir. Oysa mesele tablet dağıtmak değil, zihniyet değiştirmektir.
- Modeli gözünüzde büyütmeyin
Sahadaki en büyük bariyer, teknik imkânsızlıklar değil, "yetersizlik endişesi"dir. Tez sürecimde farklı şehirlerde 20’den fazla okul ile temas ettim ve pek çok yöneticinin aynı çekinceyle donup kaldığını gördüm: "Altyapımız mükemmel olmadan bu işe giremeyiz."
Lütfen teknolojik gereklilikleri gözünüzde devleştirmeyin. Başlamak için ihtiyacınız olan tek şey eldeki imkânları amaca uygun kılan cesur bir başlangıç adımıdır. En iyi teknoloji, o an elinizin altında olandır ve onu kullanmaya başlamak, mükemmeli beklemekten çok daha iyidir.
- Veliler ile ilişkileri doğru kurgulayın.
Bazen "Veliler destek olmazsa bu iş olmaz.” diyerek kendimize ikinci bir bariyer oluşturabiliyoruz. Velilerin desteği gerçekten çok önemli. Ancak olmazsa olmaz değil! Öncelikle net bir şekilde modeli, amacı, uygulamayı ve gerekliliklerini anlatmamız gerekir. Sonrası ise onların sorumluluğunda. Modelimizin en temel özelliği bireysel farklılıklar ve bireysel hızda öğrenmeyi odağa alması olduğundan ailelerin konuya yaklaşımdaki farklılıklar da bu işi doğasında var.
Geleneksel veli zihninde "ders çalışmak"; masa başında, elinde kalemle test çözülen sessiz ve çileli bir eylemdir. Çocuğunu elinde tabletle, kulaklık takmış bir şeyler izlerken gördüğünde, refleksi genellikle “Yine mi oyun?” olur.
Burada veliye vermeniz gereken mesaj çok net ve aslında onların da işine gelecek türden. Sadece evdeki "ekran süresinin" artık "ders saati" olduğunu bilsinler yeter. Onlardan öğretmenlik yapmalarını değil, sadece ortamı sağlamalarını istiyoruz. Bu yaklaşım, akşamları evdeki "ödev yap" kavgalarını bitireceği için veliler sandığınızdan çok daha hızlı ikna olacaktır.
- Hata yapma kredisi tanıyın.
Öğretmenleriniz ilk denemelerinde zaman yönetiminde zorlanabilir. Sınıf eskisinden daha gürültülü (aslında daha canlı) olabilir. Bu kaosu "disiplinsizlik" değil, "öğrenme sancısı" olarak okuyun ve destekleyin.
Öğretmenlere Notlar:
Biz öğretmenlerin zihnindeki en büyük bariyer ise bu modeli "ya hep ya hiç" şeklinde algılamaktır. Asıl işimiz video çekmek değil, öğrenme sürecini kurgulamaktır. Peki, bu tasarımı sahada nasıl hayata geçireceğiz?
- Seçici olun, her şeyi ters yüz edemezsiniz.
Tüm müfredatı, her derste ve her konuda ters yüz etmeye çalışmak pedagojik bir intihar girişimidir. Öncelikle hangi konularda bu modele ihtiyaç duyduğunuzu belirleyin. Bir akademik yılda kazanımların sadece yüzde 10’unu bile bu yöntemle işleseniz, bu muazzam bir orandır.
Seçiminizi yaparken kriteriniz şu olsun: "Hangi konu sınıf içinde daha fazla deneyime ihtiyaç duyuyor?" Örneğin, 4. sınıf Fen Bilimleri dersinde "mikroskobik canlılar" konusunu ele alalım. Teorik bilgiyi sınıfta anlatmak yerine, öğrenci bunu evde halletsin; biz o kıymetli 40 dakikayı sınıfta mikroskop başında gözlem yaparak geçirelim. Üst düzey düşünme becerisi gerektiren konuları cımbızla seçin ve enerjinizi oraya saklayın.
- İçerik üreticisi değil öğrenme tasarımcısı olun.
Odaklanmanız gereken asıl soru "Öğrenci hangi materyale çalışacak?" değil, "Nasıl öğrenecek ve ben bunu nasıl farklılaştırabilirim?" olmalıdır. Bir öğrenme tasarımcısı olarak süreci üç perdede planlamalısınız: Ders öncesinde öğrenci zihinsel hazırlığı nasıl yapacak? Ders esnasında bu hazırlığı nasıl bir ürüne veya tartışmaya dönüştürecek? Ve biz bu süreci nasıl değerlendireceğiz? Planlama, materyal üretiminden daha hayati bir aşamadır.
- Hazıra konmaktan çekinmeyin.
Tezimdeki saha araştırmasında da net bir şekilde gördüm ki; Web 2.0 araçları (Kahoot, Wordwall vb.) veya hazır dijital platformlar, bazen videodan çok daha etkili birer hazırlık aracıdır. Önemli olan materyalin formatı ya da bizzat sizin üretmeniz değil, öğrencinin sınıfa gelmeden önce konunun temellerini atmış olmasıdır. Bırakın teknoloji sizin yerinize çalışsın, siz tasarıma odaklanın.
- Öğrencilerin motivasyonu en büyük silahınız olacak.
Öğrenciyi motive etmenin yolu, ona sınıf dışındaki çalışmasının, sınıf içindeki başarısının anahtarı olduğunu hissettirmektir. Öğrenci bilmeli ki; evdeki hazırlık, sınıftaki o eğlenceli oyunun biletidir.
- Hazırlıksız gelenler için B planı yapın.
Gerçekçi olalım, her öğrenci hazır gelmeyecek. Onları kaybetmemek için stratejik davranın. Örneğin; Ters Yüz uygulanacak dersi mümkünse günün ilk saatine koymayın. Sabah yapılacak kısa bir kontrolle çalışmayanları tespit edip, onlara derse kadar hızlı bir telafi ortamı sunabilirsiniz.
Dersin ilk 5 dakikası ise en kritik andır. Web 2.0 araçlarıyla yapılacak hızlı bir durum tespiti, hem öğrenme durumlarını kontrol eder hem de hazırlıksız gelenler için bir "fırsat eğitimi" olur. Bir taşla iki kuş!
- Tüm hazırlıkların asıl amacına odaklanın
Tüm bu hazırlıklar tek bir an içindir: Sınıf içi etkinlikler. Artık öğrenci merkezli, grup çalışmalarına dayalı, üst düzey bilişsel soruların tartışıldığı bir ortam oluşturma zamanı. Kürsüden anlatan olmayın. Sıraların arasında dolaşan; tıkanan gruba ipucu veren, tartışmayı derinleştiren bir rehber olun.
Öğrenci konuyu evde öğrenip geldiğinden, sınıfta onu "Şimdi tekrar anlatayım" diyerek sıkmayın. Kahoot, Wordwall gibi Web 2.0 araçlarıyla rekabeti ve eğlenceyi tetikleyin. Araştırmamda gördüm ki; bu araçlar özellikle ilkokul seviyesinde derse yönelik tutumu ve içsel motivasyonu ciddi oranda artırıyor.
Sonuç olarak,
Ters Yüz Sınıf, öğrenciye kendi öğrenme sürecini yönetme ve sorumluluğunu alma imkânı sunar. Akademik başarının artışı zaman gerektirebilir; ancak öğrencinin derse yönelik ilgisinin, merakının ve katılımının artması, bu çabanın en önemli karşılığıdır. Öğrenme süreci artık sadece sınıf içinde gerçekleşen bir eylem olmaktan çıkmalıdır. Bu model doğru planlandığında, eğitim faaliyetleri okul saatlerinin ve fiziksel mekânın ötesine geçerek süreklilik kazanacaktır.
ENES OKUTAN - EĞİTİM YÖNETİCİSİ & YAZAR
DIĞER HABERLER
-
BİN BEN VARDIR BEN DE, BENDEN İÇERU…
21 Ocak 2026, 08:50 -
“Hepimizin Karnesi” “Gençliği, Cehaletin Zulmetinden Kurtarmak” “Satırdan Sadra!
21 Ocak 2026, 08:44 -
UYGULAMAK İSTEYENLER İÇİN TERS YÜZ SINIF MODELİ REHBERİ
21 Ocak 2026, 08:40 -
Üye Ziyareti
20 Ocak 2026, 08:54 -
NEOLİTİK YANKILAR: TAŞ TEPELER’DE MÜZİĞİN VE RİTÜELİN ONTOLOJİSİ
20 Ocak 2026, 07:59 -
Kul Hakkı Kavramının Aktarılmasında Eğitim Kurumlarının Rolü ve Önemi
20 Ocak 2026, 07:48 -
DEĞERLER EĞİTİMİ FELSEFESİ: EPİSTEMİK KRİZİN TAHLİLİ
20 Ocak 2026, 07:45 -
Akademik Başarı Neleri Perdeliyor? Ebeveyn, Okul ve Başarının Görünmeyen Bedeli
03 Ocak 2026, 16:35 -
Prof. Dr. John Hattie: Kişiselleştirilmiş Öğrenme Bağlamında Görünür Öğrenme
03 Ocak 2026, 06:28 -
Muallim-i Ekber: Hz. Muhammed (sav.)
02 Ocak 2026, 11:44

