SESSİZ ÇOCUKLARIN YÜKSEK SESİ 08 Şubat 2026, 09:58
Sınıfta her zaman konuşan çocuklar daha görünürdür. Parmağı ilk kalkanlar, cevabı yüksek sesle söyleyenler, öğretmenin bakışını kolayca yakalayanlar…
Bir de sessizce oturanlar vardır. Ne söz isterler ne de dikkat çekmeye çalışırlar. Çoğu zaman derste varlıkları ancak defterleri incelendiğinde fark edilir. Bu çocuklar genellikle “sorunsuz” olarak tanımlanır; çünkü sınıf düzenini bozmazlar, dersi bölmezler, öğretmeni yormazlar. Oysa bu sessizlik, çoğu zaman fark edilmemiş bir çabanın üzerini örter.
Sessiz çocuk sınıfta yok değildir; sadece gürültünün arasında kaybolur. Biz öğretmenler katılımı çoğu zaman sesle ölçeriz. Konuşan öğreniyor, susan geri kalıyor sanırız. Oysa bazı çocuklar için öğrenme, konuşmaktan önce düşünmeyi gerektirir. Onlar dinleyerek, izleyerek, zihninde tartarak ilerler. Sessizlik bu çocuklar için bir geri çekilme değil, bir yoğunlaşma hâlidir.
Erhan’ı ilk fark ettiğimde tam da bu çizgide duruyordu. Sessizdi; söz verilmedikçe konuşmaz, konuşması gerektiğinde de gözlerini kaçırırdı. Okuması yavaştı, zaman zaman kelimeler diline dolanır, yaptığı hatalar onu biraz daha içine kapatırdı. Fark edilmek istiyordu ama görünmenin bedelinden çekiniyordu. Sessizliği ilgisizlikten değil, incinme korkusundan besleniyordu.
Birçok sessiz çocuk gibi Erhan da kendini korumayı öğrenmişti. Yanlış yapmamak için susuyor, susarak daha az yaralanacağını düşünüyordu. Benim için mesele onu konuşturmaya zorlamak değil, konuşmanın güvenli olduğunu hissettirmekti. Bu yüzden ona sık sık söz hakkı verdim. Cevapları eksik kaldığında aceleyle tamamlamadım, yanlışlarını hemen düzeltmedim. Okurken takıldığında bekledim; sınıfın hızını ona uydurdum. Her derste az da olsa ona da okuttum. Küçük bir ilerlemeyi bile görmezden gelmedim. Çünkü bazı çocuklar için bir cümleyi bitirebilmek, koca bir eşiği geçmek gibidir.
Bir gün doğru bir cevap verdi. Sınıf için sıradan bir andı belki ama Erhan için bir dönüm noktasıydı. Yüzündeki o kısa, tereddütlü sevinci gördüğümde şunu anladım: Güven, alkıştan değil; incitilmemiş olmaktan doğuyordu. O günden sonra çekingen davranmadı. Hâlâ temkinliydi ama artık görünmez değildi. Şimdi zaman zaman çekinerek de olsa söz istiyor. Sessizliği kaybolmadı; sadece anlam değiştirdi.
Araştırmalar da bunu destekliyor. İçe dönük öğrencilerin bilgiyi daha derin işlediği, ancak bunu anında ifade etme konusunda daha temkinli davrandığı biliniyor. Sözlü katılımın tek ölçüt olarak alınması, sessiz öğrenciler için görünmez bir eşitsizlik oluşturuyor. Bu nedenle bazı eğitim sistemlerinde, öğrencinin derse katılımı yalnızca konuşma üzerinden değerlendirilmez; yazılı düşünceler, bireysel çalışmalar ve öğretmen gözlemleri de sürecin parçası kabul edilir. Amaç, her çocuğun kendi öğrenme biçimiyle görünür olabilmesidir.
Bir gün defterleri kontrol ederken sessiz bir öğrencimin yazdıkları dikkatimi çekti. Konuyu, sınıfta en çok konuşanlardan bile daha derin kavramıştı. Yanına gidip sessizce, “Bunu sen mi düşündün?” diye sordum. Gülümsedi ve başını salladı. Ardından kısık bir sesle, “Ben önce düşünürüm, sonra konuşurum,” dedi.
O an şunu bir kez daha fark ettim: Sınıfta adalet, herkesi konuşturmakla sağlanmaz. Asıl adalet, herkesin öğrenme biçimini fark edebilmekle mümkündür. Çünkü bazı çocukların sesi yüksek değildir ama içe doğru derindir. Öğretmenin görevi o sesi yükseltmek değil; duyulabileceği bir zemin hazırlamaktır. Güven verildiğinde, en sessiz çocuk bile konuşmanın yolunu kendi bulur.
*PYAG 2-4
Adem Keven - EĞİTİM YÖNETİCİSİ & YAZAR
DIĞER HABERLER
-
YAPAY ZEKA ÇAĞINDA İNSAN KALABİLMEK
08 Şubat 2026, 14:42 -
Üyelerimizden, Yeniden Diriliş Koleji Ziyareti
08 Şubat 2026, 12:17 -
KÖKÜ OLMAYAN NESİL, GELECEK KURAMAZ
08 Şubat 2026, 10:33 -
ÖZGÜRLÜK BUDALALIĞI
08 Şubat 2026, 10:28 -
ÇOCUKLARA DOKUNMAYIN
08 Şubat 2026, 10:00 -
SESSİZ ÇOCUKLARIN YÜKSEK SESİ
08 Şubat 2026, 09:58 -
Üye Ziyaretleri Devam Ediyor
02 Şubat 2026, 13:27 -
İNGİLTERE’de BİR ZİYARET ZİNCİRİ ve HATIRLATTIKLARI
01 Şubat 2026, 11:12 -
ARA TATİL BİTTİ. 2. DÖNEM; BÜTÜN ÖĞRENCİ, ÖĞRETMEN ve ÜLKEMİZ İÇİN BAŞARILI OLSUN DİLEKLERİMLE...
01 Şubat 2026, 11:10 -
RAMAZAN'IN HABERCİSİ : BERAT GECESİ
01 Şubat 2026, 11:06

