SALİERİ KRAVATI: İŞ DÜNYASINDA HASEDİN BOĞUCU ŞIKLIĞI 01 Şubat 2026, 10:55
İş dünyasında kravatlar yalnızca boyunları değil, niyetleri de sıkar. Bazıları başarıyı taşır o düğümde, bazıları ise başkasının başarısına duyduğu tahammülsüzlüğü.
İşte Salieri kompleksi tam da burada, klimalı ofislerin sessizliğinde, e-postaların “cc” satırlarında, toplantı odalarının yapay gülümsemelerinde pusuda bekler. Salieri, Mozart’ı öldürmedi belki; ama modern Salieri’ler her gün birilerini yavaş yavaş zehirliyor. Alkışlamadıkları yeteneği görmezden gelerek, takdir edemedikleri ışığı gölgelemeye çalışarak. Çünkü haset, başarısızlıktan değil, başkasının başarısından beslenir. Kendi sıradanlığını fark eden ruh, başkasının parlamasına tahammül edemez. İş dünyasında Salieri kompleksi çoğu zaman profesyonellik maskesi takar. “Benim derdim kişisel değil” der, ama ilk fırsatta ayağa uzanan çelme olur. Açıkça saldırmaz; dosyaları geç iletir, bilgiyi eksik paylaşır, fikirleri sessizce sabote eder. Toplantıda susar, kuliste konuşur. Gülümser, ama o gülümseme bir bıçak kadar keskindir.
Haset, liyakatin düşmanıdır. Çünkü liyakat, aynadır. Bakınca insan kendini görür. Ve bazıları o aynaya bakmamak için her şeyi yapar. O yüzden Salieri’ler sistemi sever. Hiyerarşiyi, prosedürü, “zamanı gelmedi” cümlesini… Yetenekli olanın önüne duvar örerler. Kendileri tırmanamasın diye değil, başkası geçemesin diye. En tehlikelisi de şudur: Salieri’ler çoğu zaman çalışkandır. Saatlerce ofiste kalırlar, ama o emek üretime değil, kontrol etmeye gider. Kimin ne dediğini, kimin öne çıktığını, kimin alkış aldığını takip ederler. Başarıyı çoğaltmazlar, dağılımını engellerler. Çünkü onlar için oyun sıfır toplamlıdır: Sen kazanıyorsan, ben kaybediyorumdur. Oysa gerçek rekabet, başkasını aşağı çekmek değil, kendini yukarı taşımaktır. Ama haset bunu bilmez; bilse de kabul etmez. Hasedin mantığı yoktur, refleksi vardır. Ve o refleks genellikle karanlıktır. Bir maili geç göndermek, bir sunumu küçümsemek, bir fikri sahiplenmek… Küçük gibi görünen bu hamleler, iş dünyasının sessiz cinayetleridir. Salieri kompleksi olanlar en çok “adalet” kelimesini kullanır. Ama adalet dedikleri, kimsenin onlardan hızlı koşmamasıdır. Eşitlik isterler, ama yalnızca başkası yükseliyorsa. Kendileri için ayrıcalık, başkası için denge talep ederler. Ve yine de ironik bir gerçek vardır: Salieri’ler asla Mozart olamaz. Ne kadar çelme takarlarsa taksınlar, yetenek kendi yolunu bulur. Belki gecikir, belki yaralanır ama yok olmaz. Çünkü haset yıkıcıdır, yaratıcı değil. Karanlık çok şey örter, ama ışığı üretemez.
İş dünyasında asıl cesaret, başkasının başarısını alkışlayabilmektir. “Benden iyi” diyebilmek, “öğrenebilirim” demek. Salieri olmamak bir ahlak meselesidir; Mozart olmak ise çoğu zaman bir yetenek değil, bir ruh işidir.
Ve evet, ofisler sessizdir. Ama hasedin sesi yoktur zaten. Onu sonuçlarından tanırsın. Tökezleyen adımlardan, solan motivasyondan, yarım kalmış hayallerden. Salieri kravatını düzeltir, aynaya bakar ve hâlâ kendini haklı görür. Çünkü haset, insanın kendine söylediği en büyük yalandır.
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
ÖZKURBİR’den Üye Kuruma Anlamlı Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:13 -
ÖZKURBİR Genel Sekreteri Erdem Kılıç’tan Üye Kuruma Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:04 -
Zorunlu eğitim şiddeti büyütüyor
20 Nisan 2026, 08:37 -
İslami Gençlik İçin Hedef, Motivasyon ve Kariyer…
20 Nisan 2026, 08:35 -
ILIK İNSAN DERLER
18 Nisan 2026, 18:39 -
Modern Dünyanın Gölgesinde Şiddet: Okullardaki Yabancılaşma ve Çözüm Arayışları
18 Nisan 2026, 18:24 -
EĞİTİMİN ÜÇ BÜYÜK DÜŞMANI: MEŞGULİYETSİZLİK, İHTİYATSIZLIK/İHTİYAÇSIZLIK VE MANEVİYATSIZLIK…
18 Nisan 2026, 18:12 -
ÖZKURBİR Üye Ziyaretleri Devam Ediyor
18 Nisan 2026, 18:04 -
Dernek avukatımız Mustafa Çınar tarafından gerçekleştirilen “Öğretmen ve Personel Sözleşmelerinde Hukuki Rehberlik Programı” başarıyla tamamlandı.
17 Nisan 2026, 21:52 -
Yönetim Kurulu Üyemiz Hami Koç, ziyaret programları kapsamında üyemiz Sultan Fatih Okulları Genel Müdürü Enver İstif ile bir araya geldi.
17 Nisan 2026, 21:49

