NEOLİTİK YANKILAR: TAŞ TEPELER’DE MÜZİĞİN VE RİTÜELİN ONTOLOJİSİ 20 Ocak 2026, 07:59
Sessizliğin Arkeolojisinden Sesin Tarihine İnsanoğlunun yeryüzündeki serüveni, genellikle geride bıraktığı maddi kültür varlıkları üzerinden okunur. Taş aletler, obsidyen ok uçları veya devasa dikilitaşlar, bize hayatta kalma stratejileri ve inanç sistemleri hakkında somut veriler sunar.
Ancak insanı "insan" yapan en temel unsurlardan biri olan "ses" ve onun örgütlü biçimi olan "müzik", uçucu doğası gereği arkeolojik kayıtlarda genellikle bir boşluk olarak kalmıştır. 2025 yılının son günlerinde Şanlıurfa’nın "Taş Tepeler" (özellikle Karahantepe ve Göbeklitepe çevresi) bölgesinden gelen yeni arkeolojik bulgular ve bu bulgular üzerine yayımlanan makaleler, bu sessizliği bozmaya adaydır. Artık sadece "inşa eden insanı" (Homo Faber) değil, "ritüel ve sesle evreni anlamlandıran insanı" da konuşmaya başlıyoruz.
Taş Tepeler’de Mekânsal Akustiğin Keşfi
Neolitik devrimin sıfır noktası sayılan bu coğrafyada keşfedilen "insan yüzlü dikilitaşlar" ve bu taşların yerleştirildiği dairesel mekân düzenlemeleri, yalnızca görsel bir şölen değil, aynı zamanda işitsel bir tasarımın parçasıdır. Son yayımlanan bildirilerde, bu yapıların içbükey mimarisi ve kullanılan kireçtaşının ses yansıtma katsayıları üzerine yapılan akustik simülasyonlar, bu mekânların kasıtlı birer "yankı odası" olarak tasarlandığını düşündürmektedir.
Ritüel alanlarındaki bu yeni mekân düzenlemeleri, sesin belirli bir noktada odaklanmasını sağlayarak, toplu ayinlerde trans halini kolaylaştıran bir atmosfer yaratmaktadır. Bu durum, müzikolojinin en temel sorularından birini yeniden gündeme getirir: Müzik mi mekânı doğurdu, yoksa mekân mı müziği? Dolayısıyla Taş Tepeler bulguları, sesin ve ritmin, mimariyi şekillendiren temel bir "ihtiyaç" olduğunu kanıtlar niteliktedir.
İnsan Yüzlü Dikilitaşlar: Sessiz Koronun Ritüel İcrası
Karahantepe başta olmak üzere bölgedeki yeni kazılarda ortaya çıkarılan insan yüzlü figürler, yalnızca statik birer heykel değildir. Bu figürlerin yerleşim planı, bir izleyici kitlesine hitap eden "icracılar" dizilimini andırmaktadır. Arkeomüzikologlar, bu alanlarda bulunan ve üzerinde ritmik darbe izleri taşıyan taş plakalar ile içi boşaltılmış kemik objelerin, insanlık tarihinin en eski vurmalı ve üflemeli çalgıları olabileceği üzerinde durmaktadır.
Özellikle Aralık 2025’te yayımlanan analizler, bu "insan yüzlü" taşların ağız yapılarındaki ve duruşlarındaki çeşitliliğin, belirli bir ritüelistik seslenişi veya arkaik bir koro dizilimini sembolize ediyor olabileceğini savunmaktadır. Müziğin toplumsal kökenleri, bu noktada bireysel bir zevkten ziyade, toplumu bir arada tutan ve kozmik düzenle bağ kuran kolektif bir eylem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sosyolojik Bir Fenomen Olarak Neolitik Ses Dünyası
Müziğin sosyolojisi açısından bakıldığında, Taş Tepeler’deki bu gelişmeler, mülkiyet ve yerleşik yaşam öncesinde "manevi bir ortaklık alanı" kurulduğunu göstermektedir. Ritüel alanlarındaki müzikal icra, hiyerarşinin henüz keskinleşmediği bu toplumlarda, ortak bir bilinç inşasının anahtarıydı. Müziğin evrimsel psikolojisi, ritmin grup uyumunu artırdığını ve oksitosin salgılanmasını tetikleyerek toplumsal bağı güçlendirdiğini söyler. Taş Tepeler’deki devasa yapılar, binlerce insanın koordineli çalışmasını gerektiriyordu; bu koordinasyonu sağlayan temel gücün, ritmik şarkılar ve davul benzeri vuruşlar olduğunu varsaymak, bugünün verileriyle artık bir spekülasyon değil, güçlü bir hipotezdir.
Felsefi Bir Bakış: Varlığın Sesi ve "Rezonans"
Müzik felsefesi açısından bu bulgular, Heideggerci bir bakışla "dünya kurma" eyleminin sesle başladığını fısıldar. İnsan, taşın sertliği karşısında kendi sesinin yumuşaklığını ve geçiciliğini konumlandırmıştır. Dikilitaşlara kazınan insan yüzleri, aslında taşın içine hapsedilmiş birer "ebedi çığlık" veya "bitmeyen bir ilahi" gibidir. Bu mekânlar, insanın evrendeki kaosla başa çıkmak için yarattığı ilk "kozmos"dur. Ses, adeta bu kozmosun harcıdır.
Müzik bilimi (müzikoloji) perspektifinden, Taş Tepeler'deki nesneler üzerinde yapılan mikroskobik incelemeler, kemik flütlerin veya taş çınlatıcıların belirli frekans aralıklarına göre akort edildiğini göstermektedir. Bu, Neolitik insanın tesadüfi sesler çıkarmadığını, aksine matematiksel bir bilinçle "armoni" arayışında olduğunu ortaya koymaktadır.
Sonuç: Geçmişin Geleceğe Yankısı
Şanlıurfa’nın kalbinden yükselen bu kadim sesler, bize müziğin bir "eğlence aracı" değil, bir "varoluş biçimi" olduğunu hatırlatmaktadır. Taş Tepeler'deki ritüel alanları ve müzikal izler, sanatın ve bilimin henüz birbirinden ayrılmadığı, sesin tanrısal olanla kurulan tek bağ olduğu bir dönemi aydınlatmaktadır.
Bugün dijital algoritmaların ve yapay zekânın müziği yeniden tanımladığı bir çağda, 12 bin yıl önceki bu "taş tınıları"na dönüp bakmak, aslında kendi özümüze bakmaktır. Bu durum teknoloji ve eğitim üzerine olan perspektifle birleştiğinde konu; insan ruhunun en ilkel ve en saf ifadesinin, en ileri teknolojik analizlerle nasıl yeniden keşfedildiğinin muazzam bir hikâyesine dönüşebilecektir.
Öz olarak, Neolitik insanın yankısı, modern insanın karmaşasına bir cevap niteliğindedir: Biz, ritim tutan ve birlikte söyleyen bir canlıyız; medeniyetimiz ise bu şarkının üzerine inşa edilmiştir.
Doç. Dr. Erdal KILIÇ - İMÜ STMF Türk Musikisi Öğr. Üyesi
DIĞER HABERLER
-
BİN BEN VARDIR BEN DE, BENDEN İÇERU…
21 Ocak 2026, 08:50 -
“Hepimizin Karnesi” “Gençliği, Cehaletin Zulmetinden Kurtarmak” “Satırdan Sadra!
21 Ocak 2026, 08:44 -
UYGULAMAK İSTEYENLER İÇİN TERS YÜZ SINIF MODELİ REHBERİ
21 Ocak 2026, 08:40 -
Üye Ziyareti
20 Ocak 2026, 08:54 -
NEOLİTİK YANKILAR: TAŞ TEPELER’DE MÜZİĞİN VE RİTÜELİN ONTOLOJİSİ
20 Ocak 2026, 07:59 -
Kul Hakkı Kavramının Aktarılmasında Eğitim Kurumlarının Rolü ve Önemi
20 Ocak 2026, 07:48 -
DEĞERLER EĞİTİMİ FELSEFESİ: EPİSTEMİK KRİZİN TAHLİLİ
20 Ocak 2026, 07:45 -
Akademik Başarı Neleri Perdeliyor? Ebeveyn, Okul ve Başarının Görünmeyen Bedeli
03 Ocak 2026, 16:35 -
Prof. Dr. John Hattie: Kişiselleştirilmiş Öğrenme Bağlamında Görünür Öğrenme
03 Ocak 2026, 06:28 -
Muallim-i Ekber: Hz. Muhammed (sav.)
02 Ocak 2026, 11:44

