MÜTEMMİM CÜZ 22 Nisan 2026, 23:22
Mütemmim cüz… Hukukun kuru sayfalarında karşılığı olan bir terim gibi görünür önce: ayrılmaz parça. Oysa insanın hayatına değdiği yerde, kelimenin sesi bile değişir. Sertliğini bırakır, bir çeşit kader yumuşaklığına bürünür. Çünkü bazı şeyler vardır ki, onsuz tanımlanamazsın. Söküp atamazsın. Attığında geriye kalan artık sen değildir.
İnsan kendini çoğu zaman bağımsız bir özne olarak kurmayı sever. “Ben yaptım”, “ben seçtim”, “ben oldum” demek, modern zamanların en gözde tesellisidir. Oysa gözden kaçan şudur: İnsan, kendi hikayesinin müellifi olmaktan çok, dipnotudur. Ana metni yazan başka kuvvetler vardır.Tarih, coğrafya, dil, hatta suskunluklar. Ve bütün bunlar, sen farkında olsan da olmasan da, senin mütemmim cüzündür. Bir şehri düşün. Sokaklarını ezbere bilirsin, kaldırımlarında çocukluğun gezinir. Sonra bir gün gidersin. Fiziken koparsın. Ama bir köşede hala o şehrin rüzgarı eser içinde. İşte o rüzgar, senin mütemmim cüzündür. Ne hatıra diye küçümsenebilir, ne de “geçti gitti” diye silinebilir. Çünkü sen, biraz da orası olarak kalırsın.
İnsan ilişkileri de böyledir. Bazı insanlar hayatına girer, çıkar. Bazıları ise çıkmaz,çıksa bile izleri kalır. O izler seni dönüştürür. Belki seni yaralar, belki olgunlaştırır ama mutlaka şekillendirir. “Ben onsuz da aynıyım” diyebilmek, çoğu zaman bir kendini kandırma biçimidir. Zira her temas, bir parça bırakır geride. Ve o parça, senin bütünlüğünün içine sızar.
Mütemmim cüz, aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Çünkü insan, kendisini oluşturan parçaları inkar ettikçe eksilir. Geçmişini yok sayan, köklerini reddeden, dilini küçümseyen birinin iddiası ne kadar büyük olursa olsun, zemini o kadar kırılgandır. İnsan, kendine ait olanı kabullendiği ölçüde tamamlanır. Kabul etmediği her parça, içeride bir boşluk olarak kalır.
Belki de asıl mesele şudur: İnsan, mütemmim cüzlerini seçemez. Ama onlarla nasıl yaşayacağını seçebilir. Onları yük mü yapacak, yoksa anlamın bir parçası mı kılacak? İşte bu seçim, insanın asıl özgürlüğüdür. Sonunda anlarız ki, biz dediğimiz şey tekil bir varlık değil; parçaların, izlerin, yankıların toplamıdır. Ve o toplamın içinden bir ben çıkar. Eksik, kusurlu ama sahici. Çünkü mütemmim cüzleriyle barışmış bir insan, en azından neyin kendine ait olduğunu bilir. Bu da, çağımızın en nadir bilgeliğidir.
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
MÜTEMMİM CÜZ
22 Nisan 2026, 23:22 -
EĞİTİM VE ÖĞRETİM MESELEMİZ
22 Nisan 2026, 23:10 -
ÖZKURBİR’den Üye Kuruma Anlamlı Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:13 -
ÖZKURBİR Genel Sekreteri Erdem Kılıç’tan Üye Kuruma Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:04 -
Zorunlu eğitim şiddeti büyütüyor
20 Nisan 2026, 08:37 -
İslami Gençlik İçin Hedef, Motivasyon ve Kariyer…
20 Nisan 2026, 08:35 -
ILIK İNSAN DERLER
18 Nisan 2026, 18:39 -
Modern Dünyanın Gölgesinde Şiddet: Okullardaki Yabancılaşma ve Çözüm Arayışları
18 Nisan 2026, 18:24 -
EĞİTİMİN ÜÇ BÜYÜK DÜŞMANI: MEŞGULİYETSİZLİK, İHTİYATSIZLIK/İHTİYAÇSIZLIK VE MANEVİYATSIZLIK…
18 Nisan 2026, 18:12 -
ÖZKURBİR Üye Ziyaretleri Devam Ediyor
18 Nisan 2026, 18:04

