KURBAN OLURUM SANA! 28 Mayıs 2026, 01:22
Geçtiğimiz günlerde fıtratın ve ilkeli duruşun gereği olarak kurduğumuz bir cümlenin ardından dökülüverdi o sarsıcı ifade: "Kurban olurum sana!"
Sıradan bir övgü cümlesi gibi tınlayabilir kulağa. Günümüzün o içi boşaltılmış, her köşe başında hovardaca harcanan sevgi sözcüklerinden biri zannedilebilir. Ama hayır. Bu kelimenin köklerinde, bu toprakların ruhunda ve inancımızın kalbinde bambaşka bir ağırlık vardır.
Çünkü kurban olmak, alelade bir hayranlık değildir. Kurban; bir teslimiyettir. Bir adanıştır.
Peki, insan kime ya da neye kurban olur? İnsan, nefsinin geçici heveslerine, güce, paraya ya da makama kurban olmaz. Olursa, onun adı adanmak değil, kölelik olur. İnsan; doğru olana, hakkı her şartta üstün tutana kurban olur.
Dünyanın menfaat çarkları dönerken, haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmayı reddeden, yanlışa göz yummayan o çelikten iradeye kurban olunur.
"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demeyip, "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" düsturunu hayatının merkezine koyan, gözü hep yetimin, öksüzün, mazlumun üzerinde olan o merhamet abidelerine kurban olunur.
Bu milletin harcında fedakarlık vardır. Vatanını ve milletini aziz bilen, şahsi menfaatlerini memleketin âli menfaatlerinin arkasında eriten o hesapsız adamlara kurban olunur.
Biz sevmeyi unutan bir çağın çocuklarıyız; o yüzden "Yaratılanı yaratandan ötürü seven" o geniş yüreklere, o kapsayıcı nazarlara kurban olunur.
İş hayatından sosyal yaşama kadar her alanı bir pazar yerine çevirenlere inat; çalışmayı, üretmeyi, alın teri dökmeyi bir ibadet neşesiyle yapanlara kurban olunur.
Yanında çalıştırdığı insanı bir "maliyet unsuru" olarak değil, Allah’ın kendisine verdiği bir emanet, bir kardeş olarak gören, onun hakkını "alın teri kurumadan" veren o ahlaklı vicdanlara kurban olunur.
Kendini hakka, hakikate, dürüstlüğe veli veren; yani bu değerlerin hamisi, koruyucusu ve şahidi kılan o asil duruşa kurban olunur.
İşte bu yüzden, bir adama ya da bir fikre "kurban olurum" demek, onun şahsında tecelli eden bu yüce değerlere biat etmek demektir. Eğrilen, bükülen, omurgasızlaşan bir dünyada; pusulası değişmeyen, çizgisi net, nizamı sağlam insanları görmek içimizdeki umudu tazelemektir.
Eğer bir hayata anlam katacaksak, eğer bu gök kubbede gerçekten hoş bir seda bırakacaksak, kendimizi adayacağımız yer işte bu hakikat terazisidir. Bu uğurda adananlara, bu yolda kurban olanlara selâm olsun...
ERDEM KILIÇ - ÖZKURBİR GENEL SEKRETERİ & EĞİTİMCİ
DIĞER HABERLER
-
DERSTEN ÖNCE DERT SAHİBİ OLMAK
30 Mayıs 2026, 08:06 -
İnsan bilmediğinin düşmanıdır
30 Mayıs 2026, 07:31 -
Takvimleri Değil, Zihinleri Yenilemek
29 Mayıs 2026, 14:55 -
ZAMAN ve SABIR
29 Mayıs 2026, 00:23 -
Kurban: Etten ve kandan öte bir ahit
28 Mayıs 2026, 15:02 -
2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı MEBBİS Ücret Girişleri Hakkında
28 Mayıs 2026, 14:46 -
KURBAN OLURUM SANA!
28 Mayıs 2026, 01:22 -
KAPATIYORUZ
26 Mayıs 2026, 19:17 -
Zihnimizdeki sessiz istila: Bilgi mi tüketiyoruz, bilgi mi bizi tüketiyor?
26 Mayıs 2026, 19:14 -
TÜRK TÖRESİNE GÖRE ÇOCUKLAR İÇİN DAVRANIŞ REHBERİ
26 Mayıs 2026, 18:41

