HOCAMA VEFA MEKTUBU 28 Ocak 2026, 00:29
Sevgili Hocam, Size yazarken, bir yandan da bu kelimelerin ne kadar hafif kaldığını düşünüyorum. Çünkü bana öğrettiğiniz şey, sadece bir dersin içeriği değil; bir yaşam biçimiydi. Hak ve ticaret kelimeleri çoğu insana iki ayrı dünya gibi gelir: biri kutsal, biri kirli.
Siz ise bana öğrettiniz ki, bu iki kelime aynı masada oturabilir; hatta oturmalı. Yeter ki masanın etrafında dürüst insanlar olsun.
Ben ticareti, daha doğrusu pazarın dilini, sizin sayenizde öğrendim. Ama ticaretin aslında ne olduğunu değil; ne olmaması gerektiğini de öğrendim. Çünkü bugün dünyanın en büyük hastalığı, ticaretin bir kazanma hikâyesi olarak öğretilmesi değil; kazananın hak diye bir şey bırakmaması. Siz bana şunu öğrettiniz: Hak, ticarette de insanın vicdanında başlar.
Derslerinizde size sorulan her soru, aslında bir zihnin kendi içinde yaptığı bir tartışmaydı. Siz de o tartışmayı keskin bir bıçak gibi böldünüz: Peki ya adalet? diye sordunuz. Ve sonra bir cümleyle her şeyi yerli yerine oturttunuz: Ticaret, eğer hakla yürümüyor ise, bir soygun düzenidir.
Bu söz, benim için bir kapıydı. Çünkü o güne kadar ticareti sadece satmak sanıyordum. Oysa ticaret, insanın insana karşı yaptığı bir sözleşmeydi. Bir insanın başka bir insanın hakkını yemeden, onu kandırmadan, onu değersizleştirmeden, ona saygı duyarak kazandığı bir ilişkidir. Siz bana bu ilişkiyi öğrettiniz.
Ve en çok da şu gerçeği öğrettiniz: Hak, sadece devletin yasalarında yazan bir şey değildir. Hak, insanın kendi içindeki adalet duygusudur.
Bugün etrafıma baktığımda, insanlar hak kavramını sadece ben ne kadar kazanırım diye anlıyorlar. Oysa siz bana hak kelimesinin sadece bir ekonomik kavram olmadığını, aynı zamanda bir insanlık ölçüsü olduğunu gösterdiniz. Ticaret, bu ölçüyü test eden bir laboratuvar gibi. Çünkü ticarette insanın yüzü ortaya çıkar. Kimi kazanç için her şeyi yapar, kimi ise hak için bile kaybetmeyi göze alır.
Siz, bana sadece ticareti değil aynı zamanda geniş bir açıyla hayata bakmayı öğrettiniz. Çünkü siz, bir öğretmen gibi değil, bir düşünce kaldıran gibiydiniz. Bizi düşünmeye zorladınız. Bizi kolay yoldan kurtardınız. Çünkü kolay yol, çoğu zaman insanı sadece kısa vadede kazanan yapar; uzun vadede ise kaybettirir.
Şimdi size vefa borcumu yazarken, şunu biliyorum: Sizin öğrettiğiniz şey, sadece bir meslek değil; bir karakter. Sizin öğrettiğiniz şey, sadece bir ders değil; bir dünya görüşü.
Bu yüzden size minnettarım. Çünkü bana ticaretin formüllerini değil, ticaretin ruhunu öğrettiniz. Bana hak kavramını sadece bir kelime olarak değil, bir yaşam biçimi olarak öğrettiniz.
Siz olmasaydınız, ben bugün ticareti sadece bir para kazanma aracı sanacaktım. Ama siz bana gösterdiniz ki, ticaretin içinde insanın onuru, hakkı ve vicdanı vardır. Ve eğer bunlar yoksa, o ticaret bir gün mutlaka yıkılır.
Vefa, bir kelimeyle yazılamayacak kadar ağırdır. Ama ben yine de şunu söylemek istiyorum:
Hocam, size teşekkür ederim.
Bana ticareti öğrettiniz, hak kavramını öğrettiniz, düşünmeyi öğrettiniz.
Ve en önemlisi, bana insan olmayı öğrettiniz.
Vefayla…
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
YENİ NESİL ÖĞRENCİLER VE ÖZEL OKULLARIN SORUMLULUĞU
28 Ocak 2026, 03:18 -
EVLİLİKTEN KAÇIŞ, AZ ÇOCUK VE YABANCIYA DAMAT MESELESİ
28 Ocak 2026, 00:35 -
ROTA OLUŞTURULDU: ARZIN MERKEZİNE YOLCULUK
28 Ocak 2026, 00:33 -
HOCAMA VEFA MEKTUBU
28 Ocak 2026, 00:29 -
Dubai’de Faaliyet Gösteren Next Generation School Eğitim Yöneticisi Yahya John Rodi’den ÖZKURBİR’e Ziyaret
25 Ocak 2026, 17:00 -
ŞABAN AYI ve BERAT GECESİ
24 Ocak 2026, 11:25 -
İTO Eğitim Meclisi Toplantısına Katılım
24 Ocak 2026, 10:58 -
İstişare buluşması
24 Ocak 2026, 10:52 -
ÇOCUĞU KİM YETİŞTİRİR?
23 Ocak 2026, 14:37 -
Geleceğin Okulu: Yaşayan Bir Ekosistem
23 Ocak 2026, 14:33

