“Gösteri Okulu” Sendromu 08 Mayıs 2026, 10:31
Bir gün öğretmenler odasında birkaç öğretmenin kendi aralarında gülerek yaptığı bir konuşmaya denk gelmiştim. İçlerinden biri okulun sosyal medya hesabında paylaşılan bir etkinliği gösterip şöyle dedi: “Demek bizim okulda bunlar da yapılıyormuş…”
Herkes gülmüştü. Çünkü o etkinliğin nasıl hazırlandığını, kaç tekrar çekildiğini ne kadarının doğal ne kadarının kurgu olduğunu en iyi onlar biliyordu.
Son yıllarda eğitim dünyasında görünür olma arzusu olağanüstü boyutlara ulaştı. Özellikle bazı okullarda sosyal medya, eğitim faaliyetlerinin önüne geçmeye başladı. Okul yönetimleri, öğretmenler, hatta bu işler için özel görevlendirilen ekipler… Bazı kurumlarda eğitim yönetiminden çok sosyal medya yönetimi konuşulur hâle geldi.
Hatta artık yalnızca bu alanda çalışan profesyonel ajanslar bile var. Okullar için içerik planlayan, video çeken, kurgu hazırlayan, özel sosyal medya dili oluşturan ekipler…
Başlangıçta belki masum bir tanıtım ihtiyacıydı. Fakat zamanla iş şirazesinden çıktı.
Çünkü bazı öğretmenler artık yalnızca ders anlatmıyor; aynı zamanda sosyal medya içeriği üretmeye de zorlanıyor. Doğal sınıf ortamları yerine özel kurgular hazırlanıyor. Öğrenciler bazen öğrenme için değil, kayıt almak için etkinlik yapıyor. Aynı sahne birkaç kez tekrar ettiriliyor. Kameraya uygun görüntü aranıyor.
Üstelik bütün bunların önemli bir kısmının gerçek eğitim sürecine ciddi bir katkısı da olmuyor. Sadece görünmek için yapılan işler çoğalıyor.
Bir öğretmenin şu sözü oldukça çarpıcıydı:
“Bazen etkinliği çocuklar için mi yapıyoruz, yoksa paylaşım için mi; biz de karıştırıyoruz.”
Aslında bu durum yalnızca sosyal medya alanında değil; okul koridorlarında ve panolarda da kendini gösteriyor. Bazı okullarda panolar artık öğrencinin doğal üretim alanı olmaktan çıkıp adeta profesyonel sergi salonlarına dönüşmüş durumda. Öğretmenler saatlerce pano hazırlıyor, özel tasarımlar yaptırılıyor, estetik görüntü pedagojik anlamın önüne geçebiliyor.
Oysa yıllar önce yaptığım bir okul ziyaretinde tam tersine çok etkileyici bir manzarayla karşılaşmıştım.
Koridorların tamamı tavana kadar öğrenci ürünleriyle doluydu. Ama bu görüntüde yapay bir şey yoktu. Her çalışma canlıydı, samimiydi, çocuğun eli değmişti belli oluyordu.
Okul müdürüne dönüp hayranlıkla sormuştum:
“Hocam, bunu nasıl başardınız?”
Gülümseyerek şu cevabı vermişti:
“Hocam, bunların tamamı eğitim öğretim sürecimizin doğal sonucu. Burada özel olarak hazırlanmış neredeyse hiçbir görsel yok. Çocuklar derste ne üretiyorsa koridorlara o yansıyor.”
Bu cevap beni çok etkilemişti. Çünkü orada görünen şey “gösteri” değil; gerçek öğrenmenin doğal izi idi.
Pedagojik açıdan bakıldığında okul ortamlarının aşırı vitrinselleşmesi önemli riskler taşımaktadır. OECD araştırmalarında öğretmenlerin asli görevleri dışındaki görünür performans baskısının mesleki tükenmişliği artırdığı belirtilmektedir. Sürekli sergilenebilir çıktı üretme baskısı, öğretmenin sınıf içi doğallığını zayıflatabilmektedir.
UNESCO raporlarında da eğitimin giderek “pazarlanabilir görüntüler” üzerinden değerlendirilmesinin sakıncalarına dikkat çekilmektedir. Çünkü gerçek öğrenme çoğu zaman sessizdir. Bir çocuğun özgüven kazanması, kitap okumayı sevmesi ya da düşünmeyi öğrenmesi kolayca kameraya yansımaz.
Finlandiya, Litvanya okullarında koridorların sadeliği dikkat çeker. Gösterişli panolar yerine öğrencinin gerçek üretimleri ön plandadır. Çünkü amaç kusursuz görüntü oluşturmak değil; çocuğun öğrenme sürecine gerçekten katılmasıdır.
Bir gün küçük bir öğrencinin şu cümlesini duymuştum:
“Öğretmenim, bazı etkinliklerde sanki gerçekten yaşamıyoruz da reklam çekiyoruz gibi oluyor.”
Çocukların sezgileri bazen yetişkinlerden daha güçlüdür.
Elbette okullar yaptıkları güzel çalışmaları paylaşmalıdır. Güzel örneklerin görünür olması ilham vericidir. Ancak görünürlük eğitimin önüne geçtiğinde, eğitim yavaş yavaş içerikten çok görüntü üretmeye dönüşür.
Oysa gerçek okul kültürü; en çok paylaşılan yerde değil, çocukların gerçekten yaşadığı yerde oluşur.
ADEM KEVEN - EĞİTİMCİ & YAZAR
DIĞER HABERLER
-
BURSA'DA OKUL ZİYARETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
12 Mayıs 2026, 23:05 -
ÖZKURBİR Yönetimi Bursa’daki Eğitim Zirvesine Katıldı
12 Mayıs 2026, 22:39 -
Eğitim ve kendimiz olmak -4-
12 Mayıs 2026, 09:17 -
EKRANIN KARANLIK YÜZÜNE KARŞI AÇIK BİR ÇAĞRI!!!!
12 Mayıs 2026, 08:46 -
Tasavvufun eğitimdeki yeri
11 Mayıs 2026, 08:09 -
VEFATTAN ÖNCE “ VEFA”
10 Mayıs 2026, 14:16 -
ÖZKURBİR’DEN MEB BAKAN YARDIMCISI CİHAD DEMİRLİ’YE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
09 Mayıs 2026, 22:33 -
ÖZKURBİR YÖNETİMİ EĞİTİM ZİRVESİNE KATILDI
09 Mayıs 2026, 14:44 -
DUYGUSAL BORÇ
09 Mayıs 2026, 09:59 -
Okullarda Verilmek İstenen Değerler Niçin Yeterince Özümsenmiyor?
09 Mayıs 2026, 09:56

