DÜŞÜNME-BECERİ ve ÜRETİM ÜÇLÜSÜ 04 Mayıs 2026, 14:27
Son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer toplum kuruluşlarının “düşünme” kavramı ve muhteviyatı üzerinde durmaları önemlidir.
Milli Eğitim Politikalarına yön vermekte tavsiye olarak değeri olan Milli Eğitim Şuralarının son ikisi ve Milli Eğitim 2023 Vizyon Belgeleri incelendiğinde düşünme, düşünme becerisi ve yine onun yanında önemsenen diğer bazı kelimeler tarandığında;
19. Şura kararlarında (2014); Düşünme 1, Düşünce 0, Beceri 4, Üretim 1, Mesleki 24 kez geçmektedir. 20. Milli Eğitim Şura kararlarında (2021); Düşünme 1, Düşünce 0, Beceri 10, Üretim 3, Mesleki 49 kez geçmektedir. Milli Eğitim Vizyon Belgesinde; Düşünme 7 kez, Düşünce 9, Beceri 94, Üretim 1, Mesleki 88 kez geçmektedir. Süreç ve yıllara göre dünyada ve Türkiye’deki gelişmeler ışığında değerlendirildiğinde özellikle 2023 vizyon belgesinin daha vizyoner, ileri görüşlü olduğunu ve özellikle de düşünme, beceri ve üretim üçlüsüne daha çok yer verdiğini görmek mümkündür. Tabi ki bu kelimeler makalenin konusu itibarı ile seçilmiş kelimeler olup her üç belgenin oluşturma şartlarına göre özelliklerinin farklı olduklarını belirtmekte fayda vardır.
19. Şura kararlarında (2014); Düşünme 1, Düşünce 0, Beceri 4, Üretim 1, Mesleki 24 kez geçmektedir. 20. Milli Eğitim Şura kararlarında (2021); Düşünme 1, Düşünce 0, Beceri 10, Üretim 3, Mesleki 49 kez geçmektedir. Milli Eğitim Vizyon Belgesinde; Düşünme 7 kez, Düşünce 9, Beceri 94, Üretim 1, Mesleki 88 kez geçmektedir. Süreç ve yıllara göre dünyada ve Türkiye’deki gelişmeler ışığında değerlendirildiğinde özellikle 2023 vizyon belgesinin daha vizyoner, ileri görüşlü olduğunu ve özellikle de düşünme, beceri ve üretim üçlüsüne daha çok yer verdiğini görmek mümkündür. Tabi ki bu kelimeler makalenin konusu itibarı ile seçilmiş kelimeler olup her üç belgenin oluşturma şartlarına göre özelliklerinin farklı olduklarını belirtmekte fayda vardır.
20. Milli Eğitim Şurası 1-3 Aralık 2021 tarihleri arasında Ankara’da yapılmıştı. Benim de katıldığım çok sayıda oturum ve çalıştayın gerçekleştirildiği şura sonunda yayınlanan metinde 128 adet tavsiye karar yer almıştır. Tavsiye kararlarının 56. Maddesinde aynen şu ifade bulunmaktadır: “Her derste düşünme becerilerinin geliştirilmesi için etkinlikler üretilmelidir.”
Bu cümlenin şura kararlarında yer almasını çok önemlidir. Zira geleceğimizi şekillendirecek çocuklarımızın eğitiminde onlara düşünme, düşüncelerini ortaya koymada pratikler sağlayacak, sistematik oluşturacak ortamların sunulmasının önemsenmesi gayet olumlu bir gelişmedir. Eğitim ekosisteminde çokça konuşulan 21. Yüzyıl becerilerinin içinde de düşünme ve düşünmenin organizasyonu önemli bir yer tutmaktadır.
Düşünme; bir sonuca varmak amacıyla bilgileri, kavramları incelemek, karşılaştırmak ve aralarında ilişkiler kurarak başka düşünceler üretme işlemi olarak tanımlanmaktadır. (Milli Eğitim Bakanlığı [MEB], 2007, s. 5).
Maarif Modeli’nde de düşünme ve düşünme becerilerine büyük önem verilmiş.
İNSAN DÜŞÜNEN Mİ DÜŞÜNEBİLEN BİR VARLIK MI ?
İnsanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri Düşünme Becerisidir. İnsanı “düşünen bir varlık” olarak tanımlayan bilim insanları bu tanımı sonradan değiştirerek “insan düşünebilen” bir varlıktır ifadesini yerleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu iki tanım arasındaki fark; birincisi “düşünen” ikincisinde ise “düşünebilen” ifadesinin kullanılmasıdır. Bu fark insanın düşünme becerilerini kullanmak veya kullanmamakta tercih sahibi olduğu gerçeğini ve bundan dolayı da sorumluluk taşıdığını ifade etmektedir. Zira düşünmeden yapılan birçok davranış insanı düşünen değil, düşünebilen bir varlık olarak tanımlamayı haklı kılmaktadır.
İnsanın düşünebilen bir varlık olması tanımı, düşünmenin refleks olarak ortaya çıkan bir olgu değil yönetilebilen, geliştirilebilen bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu cümleden olarak düşünebilmek, zihni, aklı eğitmek ile mümkündür. İnsan yaratıldığından beri kendini bir dizi düşünme sistemlerinin içinde bulmuştur. Yaşamak, korunmak, üremek, gelişmek için düşünme ve hatta başkalarına önder olmak, onları etkilemek için de farklı düşünme biçimlerine sahip olmaları gerekmiştir. Zira hayatın her alanında, eğitimin de her aşamasında düşünme vardır ve değişen hayat şartlarına uyum sağlayabilmek için düşünmenin sistematikleştirilmesi bir gerekliliktir. Bu işlemlerin neticesinde ortaya çıkan zihinsel ürüne de düşünce denmektedir (Milli Eğitim Bakanlığı [MEB], 2007, s. 5). Fisher’a (1995) göre düşünme, problemi tanımlama, oluşturma ve çözme, karar verme, seçenek üretme, düşünceleri araştırmayı içeren zihinsel etkinliklerdir (Akt. Tok, 2008, s. 33). Tanımlardan anlaşılan; düşünmenin zihinde bilinçli olarak gerçekleştiği, bir amaca yönelik olduğu, organizmaya giren uyarıcıların bir dizi işlemden geçtiğidir. Düşünme becerileri ise dünyanın düzenini keşfetmek ve problemleri çözmek için bilgiyi kullanma yeteneğidir (Çubukçu, 2011). Beceri, bilginin içselleştirilip uygulanması ile somutlaştırılmasıdır. Bilgi kazanmadan beceri geliştirilememekte, beceriye dönüşemeyen bilgi ise teorik düzeyde kalacağı için değişen dünyanın günlük etkinliklerinde uyumu sağlamakta yetersiz kalmaktadır.
20. Milli Eğitim şurasının 56. Maddesinde belirtilen düşünme becerilerinin geliştirilmesi bir ders veya etkinlikten alınması ve bütün derslerde düşünme becerilerinin geliştirilmesi etkinliklerine yer verilmesi gerçekten çok önemli bir aşamadır. Zira bazı özel ve resmi kurumlarda konunun önemini kavrayan yöneticiler, öğretmenler düşünme becerilerinin üzerinde kafa yormuş, bazıları ders, etüt, etkinlik bazlıçalışmalar yürütmeye gayret etmişlerdir. Tecrübelerimiz de şunu ortaya koymaktadır ki, düşünme becerileri bir ders olmaktan çok uzaktır. Düşünme becerileri bütün derslerde kullanılabilecek bir yöntemdir. Düşünme becerileri bir ders ile değil ve ancak öğretmenin eğitimi ve düşünme sistematiğini geliştirmesi ve onu sınıfta, koridorda, bahçede ve her yerde yaşıyor, uyguluyor olması ile mümkündür. Yine burada düşünme becerisinin geliştirmesinde öğretmenin rol model olma pozisyonu öne çıkmaktadır.
20. Eğitim şurasında ortaya konulan üç temel konu; Eğitimde fırsat eşitliği çerçevesine Okul Öncesi Eğitimin iyileştirilmesi, Mesleki Öğretimin Yaygınlaştırılması ve Öğretmen Eğitimlerinin artırılmasıdır. Milli Eğitim Bakanımız da bu hedeflerle ilgili çalışmalar yapmaktadır. Öğretmen eğitimleri bu üç gaye içinde en önemli hedef olsa gerektir. Düşünme becerilerinin yerleştirilmesinde de öğretmen eğitimi önemli yer tutar. Bir derse sıkıştırılmış düşünme becerisi eğitiminin faydası göz ardı edilemez ancak bütün öğretmenlerin bütün uygulamalarda bir beceri, bir kazanım, bir edinim olarak farklı düşünme sistematiklerini kullanarak öğrencilere bu davranışı kazandırmaya doğrudan veya dolaylı bir etki yapması gerekmektedir.
Her derste yapılması gereken etkinliklerden önce öğretmenin, ne, kim sorularından çok nasıl, niçin sorularına yönelmesi, olmasaydı ne olurdu, bunun yerinde şu, böyle olması yerine şöyle olması nasıl sonuçlar doğururdu şeklindeki yaklaşımı başlangıç aşamasında işe yarayacaktır. Bu yaklaşım öteden beri üzerinde durulan eğitimi ezbercilikten kurtarmak hedefine de hizmet edecektir. Düşünme kartları (veya Düşünce kartları) kullanımı ders girişlerinde ilişkilendirme ile başlama, soru ile derse başlama, ev ödevlerinde doğrudan ulaşılacak bilgi yerine üretilerek ortaya çıkarılacak sonuçların öncellenmesi de düşünme becerilerinin yerleştirilmesinde faydalı olacaktır.
Sonuç olarak Dünya’da ve Türkiye’deki eğitimin son dönemdeki yönelimlerine paralel olarak ve onun önünde olmak hedefi ile insanın düşünebilen bir varlık olmasının yeniden öncellenmesi ve eğitim öğretimin düşünme becerilerinin öğrenciye kazandırılması ekseninde yeniden yapılanması çok önemlidir.
Bu açıdan düşünme becerileri eğitimin bir ders olmaktan çok bütün eğitim paydaşlarının edinmesi, uygulaması ve aktarması gereken bir edinim olduğundan hareket edilmelidir. Bu amaca bizi götürecek en önemli husus öğretmenlerin ve hatta öğretmen yetiştiren kurumlardaki öğretim elemanlarının eğitimi olacaktır.
Bu doğrultuda bütün arzumuz; uygulamaya konulan Milli Eğitim Akademisi'sinin (MEA) ( Öğretmen Akademileri ) çok başarlı olmasıdır…
Düşünüyorum, o halde yaşıyorum!..
Hami Koç
Eğitimci - Sosyolog
DIĞER HABERLER
-
FİNAL PRESTİJ KURS AÇILIŞ TÖRENİNE KATILIM.
14 Mayıs 2026, 09:53 -
BAB-I ALİ TOPLANTISINA KATILIM
14 Mayıs 2026, 09:49 -
BURSA'DA OKUL ZİYARETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
12 Mayıs 2026, 23:05 -
ÖZKURBİR Yönetimi Bursa’daki Eğitim Zirvesine Katıldı
12 Mayıs 2026, 22:39 -
Eğitim ve kendimiz olmak -4-
12 Mayıs 2026, 09:17 -
EKRANIN KARANLIK YÜZÜNE KARŞI AÇIK BİR ÇAĞRI!!!!
12 Mayıs 2026, 08:46 -
Tasavvufun eğitimdeki yeri
11 Mayıs 2026, 08:09 -
VEFATTAN ÖNCE “ VEFA”
10 Mayıs 2026, 14:16 -
ÖZKURBİR’DEN MEB BAKAN YARDIMCISI CİHAD DEMİRLİ’YE HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
09 Mayıs 2026, 22:33 -
ÖZKURBİR YÖNETİMİ EĞİTİM ZİRVESİNE KATILDI
09 Mayıs 2026, 14:44

