Dedemin Tespihine Ne Oldu? 18 Mart 2026, 17:55
Dikkatli okurların sesini duyar gibiyim: “Şimdi tespih ne alaka?”
Evet kıymetli dostlar, düşünün bakalım; bugün büyük çoğunluğumuzun dedelerinin tespihi nerede? Ya da o parmaklar, tespih yerine şimdi neyi bir bir aşağıya doğru çekiyor?
Yaşça büyük olanlarımız hatırlarsak; etrafımızdaki çoğu dedelerin ve ninelerin ellerinde mutlaka birer tespih olurdu. Bazen dış kapının önüne koydukları taburede oturup güneşlenirken, bazen çay saatinde sedirde otururken, bazen de elleri arkalarında usul usul yürürken tane tane çekerlerdi o tespihleri.
Ne çektikleri kendileriyle Allah arasındaydı. Ancak birçoğu, özellikle bir uğraş gibi, zamanı verimli kullanmak istercesine tespihin o tanelerini bir bir yukarı aşağı çekerdi.
Peki şimdi ne mi oldu?
Şimdi çoğunuzun da dikkatini çektiği üzere maalesef tespihlerin yerini, ekran parlaklığı artırılmış cep telefonları almış durumda. Günümüz dedelerinin ve ninelerinin ellerinde, tespih misali birer telefon… Oturdukları köşelerde ekranı bir ileri bir geri kaydırıp duruyorlar. Artık kıymetli vakitlerini bu şekilde değerlendiriyorlar.
Uzaktan baktığınızda kimi bıyık altından gülüyor. Kimisi de kulak kabartıp, kim olduğu ve ne dediği belli olmayan sözde uzmanların yaydığı yalan yanlış bilgileri ezberlemeye çalışıyor.
Hal böyleyken, çok değil beş on yıl önce kendi çocuklarının ellerindeki telefonları eleştiren yaşlılarımız bile bugün sözde sosyal ama aslında asosyal uygulamaların merkezinde adeta fink atıyor. Dahası, yediden yetmişe tüm nesiller bu aletlerle hemhâl olurken özellikle biz eğitimcilerin ve ebeveynlerin bütün kabahati çocukların başında patlatmaya çalışması abesle iştigal değil midir?
Ekran bağımlılığı deyince çözümü sadece çocuklarımız için aramamız ne kadar doğru?
Öyle ya, küçükler büyüklerin adımlarını takip etmezler miydi? Peki bizler, hatta bizden büyükler neden kendi adımlarımıza dikkat etmek yerine önce çocuklarımıza yöneliyoruz?
Neredeyse elimizin bir uzvu hâline gelmiş bu cihazların zararlarını artık birçoğumuz çok net biliyoruz. Sözde yenilikler ve kolaylıklar arasına gizlenmiş, hatta artık alenileşmiş kötülükleri görebiliyoruz. Özellikle ekranları kaydırırken küçücük çocukların karşısına çıkan alakasız ve zararlı içerikleri biliyoruz.
Evet, madem biliyoruz; geleceğimiz olan çocuklarımıza yardımcı olmalıyız. Öncelikle kötü örnek olmaktan vazgeçmeliyiz. Onlara söylemeden önce bizler kendimize sınırlar koymalıyız.
Örneğin bu cihazları, özellikle evlerimizde, mümkün olduğunca sadece telefon olarak kullanmalıyız. Hatta mümkünse evde tuşlu telefonlar ya da eski ahizeli telefonlar kullanmaya gayret etmeliyiz. İhtiyaç zannettiğimiz kullanım şekillerine farklı çözümler üretmeliyiz.
Elimize daha sık kitap almalı, gerekirse hep birlikte kitaplar okumalıyız. Birlikte yapılabilecek aktivitelerden kaçınmamalıyız. Gözleri uykusuzluktan kan çanağına dönmüş, aklı donmuş, tabiri caizse zombileşmiş nesillerden önce bizler kendine mukayyet olmuş büyükler olmalıyız.
Çocuklarımızla birlikte büyüklerimizi de aynı çatının altında toplayıp bireyselleşme çılgınlığından vazgeçmeliyiz.
Sevgi ve saygılarımla…
RIDVAN AKLAN - EĞİTİM YÖNETİCİSİ & YAZAR
DIĞER HABERLER
-
Eğitim Nerede Başlar? “Kasis!” ve Trafik Kültürü
18 Mart 2026, 17:58 -
Dedemin Tespihine Ne Oldu?
18 Mart 2026, 17:55 -
TAHAYYÜL VE TASAVVUR
18 Mart 2026, 17:52 -
Kul hakkı yemek orucu bozar mı?!..
14 Mart 2026, 10:02 -
Ramazan’ın Çocukları: Osmanlı’da pedagoji ve kültürün inceliği
14 Mart 2026, 09:47 -
ÖZKURBİR Başkanı Enis Şener, Milli İrade Platformu İftar Programı'na Katıldı
13 Mart 2026, 23:30 -
TÖDER BAŞKANI İBRAHİM TAŞEL’DEN, BAŞKAN ENİS ŞENER’E ZİYARET
13 Mart 2026, 18:18 -
Eğitimde Stratejik Yalnızlaşmaya Karşı: Özel Okullara Birlik Çağrısı
13 Mart 2026, 17:18 -
ÖZKURBİR Başkanı Enis Şener, İTO’nun Aylık Meclis Toplantısına Katıldı
12 Mart 2026, 18:04 -
Eski İmam Hatipler Üzerine Bir Hatıra
12 Mart 2026, 14:48

