ÇOCUKLARA DOKUNMAYIN 08 Şubat 2026, 10:00
Bu cümle bir ahlak dersi değil, bir uyarıdır. Hatta bir son ikaz. Çünkü bir toplum, çocuklarını koruyamadığı anda her şeyini kaybetmiştir.
İnancını, hukukunu, medeniyet iddiasını ve insan olma hakkını. Epstein Adası, tek başına bir suç mahalli değildir. O ada, dünyanın göbeğinde kurulmuş bir vicdan mezarlığıdır. Orada istismar edilen yalnızca çocuk bedenleri değil; adalet, hukuk ve insanlık onurudur. Ve en korkuncu şudur: Bu suçlar gizli değil, sadece korunmuştur.
Kim korudu?
Parası olanlar.
Gücü olanlar.
İsmi manşetlerden düşmeyenler.
Modern dünya bize sürekli ahlak dersi verirken, çocukların çığlığı özel jetlerin motor sesinde boğulmuştur. İnsan hakları bildirgeleriyle süslenmiş bir çağda, çocuklar elitlerin eğlencesine dönüştürülmüştür. Bu bir sapkınlık değil, örgütlü bir suç düzenidir.
Bize istisna diyorlar. “Bir adamın suçu” diyorlar. Hayır. Bu, sistemin kendisidir. Eğer bir suç bu kadar uzun süre işlenebiliyorsa, bu suç bireysel değil, kurumsaldır. Eğer faillerin isimleri korunuyorsa, burada adalet değil, çıkar vardır.
Çocuk istismarı, insanlığın kırmızı çizgisidir. O çizgi aşıldığında geriye hiçbir mazeret kalmaz. Ne akademik unvan, ne siyasi güç, ne hayırseverlik maskesi… Hiçbiri bir çocuğun gözlerindeki korkudan daha değerli değildir. Ama bu dünyada öyle olmadı. Çünkü çocuklar susturuldu, dosyalar kapatıldı, failler saygın kaldı. Daha da öfke verici olan şudur: Toplumların bu suça alışması. Birkaç gün konuşulup unutulan her istismar, yeni suçların davetiyesidir. Unutmak masumiyet değildir. Suça ortaklıktır. Sessizlik tarafsızlık değildir, failin yanındadır.
Buradan açıkça söylüyorum:
Çocuklara dokunmayın.
Onları pazarlık konusu yapmayın.
Gücünüzün, paranızın, statünüzün bedelini çocuklara ödetmeyin.
Çünkü çocuklar sizin karanlığınızı taşıyacak kadar güçlü olmak zorunda değil. Ve bir gün bu düzen gerçekten yargılandığında, Epstein Adası bir yer olarak değil, bir utanç çağının adı olarak anılacak.
O gün gelene kadar, bu öfke dinmemeli.
Çünkü bu öfke, insan kalabilmenin son refleksidir.
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
ÖZKURBİR’den Üye Kuruma Anlamlı Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:13 -
ÖZKURBİR Genel Sekreteri Erdem Kılıç’tan Üye Kuruma Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:04 -
Zorunlu eğitim şiddeti büyütüyor
20 Nisan 2026, 08:37 -
İslami Gençlik İçin Hedef, Motivasyon ve Kariyer…
20 Nisan 2026, 08:35 -
ILIK İNSAN DERLER
18 Nisan 2026, 18:39 -
Modern Dünyanın Gölgesinde Şiddet: Okullardaki Yabancılaşma ve Çözüm Arayışları
18 Nisan 2026, 18:24 -
EĞİTİMİN ÜÇ BÜYÜK DÜŞMANI: MEŞGULİYETSİZLİK, İHTİYATSIZLIK/İHTİYAÇSIZLIK VE MANEVİYATSIZLIK…
18 Nisan 2026, 18:12 -
ÖZKURBİR Üye Ziyaretleri Devam Ediyor
18 Nisan 2026, 18:04 -
Dernek avukatımız Mustafa Çınar tarafından gerçekleştirilen “Öğretmen ve Personel Sözleşmelerinde Hukuki Rehberlik Programı” başarıyla tamamlandı.
17 Nisan 2026, 21:52 -
Yönetim Kurulu Üyemiz Hami Koç, ziyaret programları kapsamında üyemiz Sultan Fatih Okulları Genel Müdürü Enver İstif ile bir araya geldi.
17 Nisan 2026, 21:49

