BUGÜN SUSARSAK YARIN KİMİ GÖMECEĞİZ ? 28 Şubat 2026, 14:48
Ahmet, Atlas, Hakan, Alperen; birer isimdi, birer ses, birer ihtimaldi… Şimdi ise birer dosya, birer etiket, birer “talihsiz olay”.
Sormak istiyorum: Hangi ara çocuklar çocukları öldürür oldu da biz buna “asayiş sorunu” dedik, hangi ara maganda kelimesi masum bir argo, küçük bir kabahat sözcüğü haline geldi de arkasına saklanan cinayetleri görmezden geldik? Ahmet’in suçu neydi, yanlış sokakta yürümek mi, yanlış bakmak mı, yanlış saatte nefes almak mı; Atlas’ın günahı neydi, henüz büyümemiş olmak mı, korunmaya muhtaç olmak mı, yoksa bu ülkede çocuk olmanın artık başlı başına bir risk faktörü sayılması mı? Bakın, “katil” demiyorum; çünkü biz artık kelimeleri dikkatli seçiyoruz, “kavga” diyoruz, “gençlik heyecanı” diyoruz, “kontrolden çıkan olay” diyoruz; olay çıkıyor ama insan çıkmıyor ortaya, fail buharlaşıyor, sorumluluk sis oluyor. Peki Hakan, o kimin ihmaliydi; annesinin mi, okulun mu, sokağın mı, yoksa “erkek çocuk böyle yetişir” diyen o büyük, dokunulmaz aklın mı? Alperen’e ne oldu dersiniz; yanlış insanlara mı denk geldi, yoksa biz mi yanlış bir toplum inşa ettik? Çünkü mesele bir çocuğun eline bıçak alması değil, mesele o çocuğun o bıçağı meşru hissetmesi.
Burada durup sormak gerekmez mi, bu çocuklara ne öğrettik; gücü mü, kabadayılığı mı, “erkek adam korkmaz” palavralarını mı? Sonra dönüp “nerede yanlış yaptık” diye sormak yangından sonra kibrit kutusunu suçlamak değil midir? Televizyonlarda kahramanlar vuruyor, sosyal medyada şiddet alkışlanıyor, evlerde öfke konuşuluyor, sokaklarda merhamet yok ama iş ölünce, bir çocuk ölünce birden herkes susuyor. Susuyoruz çünkü konuşursak failin sadece o çocuk olmadığını fark edeceğiz. Fail biziz; eğitim diye susturduklarımız, ahlak diye korkuttuklarımız, erkeklik diye zehirlediklerimiz; fail “bir şey olmaz” diyen zihniyet, fail “çocuk bunlar” diyerek sorumluluğu erteleyenler, fail adalet geciktikçe rahatlayan kalabalık.
Ahmet artık büyüyemeyecek, Atlas hayal kuramayacak, Hakan hata yapamayacak, Alperen bir daha affedemeyecek ama biz hala “münferit” diyoruz, hala “istisna” diyoruz, hala “kader” diyebilecek kadar rahatız.
Ama şunu açıkça soralım: Bir ülkede çocuklar çocukları öldürüyorsa orada gelecek var mıdır ve daha acısı, biz gerçekten bu sorunun cevabını duymak istiyor muyuz?
HACER ELBEY - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
ÖZKURBİR’den Üye Kuruma Anlamlı Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:13 -
ÖZKURBİR Genel Sekreteri Erdem Kılıç’tan Üye Kuruma Ziyaret
21 Nisan 2026, 21:04 -
Zorunlu eğitim şiddeti büyütüyor
20 Nisan 2026, 08:37 -
İslami Gençlik İçin Hedef, Motivasyon ve Kariyer…
20 Nisan 2026, 08:35 -
ILIK İNSAN DERLER
18 Nisan 2026, 18:39 -
Modern Dünyanın Gölgesinde Şiddet: Okullardaki Yabancılaşma ve Çözüm Arayışları
18 Nisan 2026, 18:24 -
EĞİTİMİN ÜÇ BÜYÜK DÜŞMANI: MEŞGULİYETSİZLİK, İHTİYATSIZLIK/İHTİYAÇSIZLIK VE MANEVİYATSIZLIK…
18 Nisan 2026, 18:12 -
ÖZKURBİR Üye Ziyaretleri Devam Ediyor
18 Nisan 2026, 18:04 -
Dernek avukatımız Mustafa Çınar tarafından gerçekleştirilen “Öğretmen ve Personel Sözleşmelerinde Hukuki Rehberlik Programı” başarıyla tamamlandı.
17 Nisan 2026, 21:52 -
Yönetim Kurulu Üyemiz Hami Koç, ziyaret programları kapsamında üyemiz Sultan Fatih Okulları Genel Müdürü Enver İstif ile bir araya geldi.
17 Nisan 2026, 21:49

