Bir Zulmün Adı: 28 Şubat - Eğitimde Kırılan Hayaller ve Yeniden Ayağa Kalkma İradesi 01 Mart 2026, 00:30
Bazı tarihler vardır; takvim yapraklarından düşmez. Bazı günler vardır; yalnızca bir dönemi değil, bir neslin kalbini yaralar.
28 Şubat, işte böyle bir tarihtir.
1997 yılında yaşanan ve “postmodern darbe” olarak anılan süreç; sadece siyasetin yönünü değiştirmedi. Asıl sarsıntıyı zihinlerde, kalplerde ve okul koridorlarında bıraktı. Millet iradesine uzanan gölge, en çok gençlerin hayallerine düştü.
O yıllarda eğitim; bir umut kapısı olmaktan çıkarılıp bir eleme mekanizmasına dönüştürüldü. Katsayı adaletsizliği, binlerce gencin emeğini görünmez kıldı. Sınav salonlarında ter döken çocuklar değil; ideolojik tercihler kazandı. Hayaller, rakamlara ve yönetmeliklere yenildi.
İmam hatipli bir öğrencinin defterindeki üniversite hayali bir gecede silindi. Meslek liseli bir gencin azmi sistemin duvarlarına çarptı. Başörtülü bir kız öğrencinin gözlerindeki umut okul kapılarında bekletildi. Eğitim hakkı, bir inanç meselesine dönüştürüldü.
Ve en acısı; genç kalplerde sessiz yaralar açıldı.
28 Şubat süreci yalnızca kuralları değiştirmedi; toplumu birbirine yabancılaştırdı. Değerler tehdit gibi gösterildi. İnanç, kimlik ve yaşam tarzı ayrıştırmanın gerekçesi hâline getirildi. Eğitim; özgür düşüncenin yeşerdiği bir bahçe olmaktan çıkarılıp dar bir kalıba sığdırılmak istendi.
Oysa eğitim, bir milletin vicdanıdır.
Eğitim, geleceğe yazılan en uzun mektuptur.
Ve o mektup; korkuyla değil umutla, geçmişten gelen güçlü karakterle yazılmalıdır.
28 Şubat’ın yıl dönümünde mesele yalnızca geçmişi hatırlamak değildir. Asıl mesele, aynı hataların bir daha yaşanmaması için ortak bir vicdan inşa edebilmektir.
Bugün bizlere düşen;
Hayalleri yarım kalanların hatırasını diri tutmak,
Adaleti eğitimin temel taşı yapmak,
Gençlerimizin kendi öz kimlikleriyle ve değerleriyle var olabildiği bir iklim kurmaktır.
Eğitim; vesayetin değil, millet iradesinin ve vicdanın teminatı olmalıdır.
Eğitim; korkunun değil, hür düşüncenin evidir.
Eğitim; ayrıştırmanın değil, ortak değerlerde birleştirmenin yoludur.
Geçmişin acı tecrübeleri bize şunu öğretmiştir:
Bir neslin umutlarına vurulan her darbe, aslında bir ülkenin geleceğine vurulmuş olur.
Bu nedenle bugün; daha karakterli, daha adil, daha hür bir eğitim sistemi inşa etmek yalnızca bir tercih değil, tarih karşısında bir sorumluluktur.
28 Şubat’ı unutmak için değil, ders almak için hatırlıyoruz.
Yaraları yeniden kanatmak için değil, bir daha açılmaması için hafızamızı diri tutuyoruz.
Ve inanıyoruz ki;
Adaletin ve ahlakın kök saldığı bir eğitim ikliminde yetişen nesiller,
Geçmişin kırılmalarını onaracak,
Toplumsal birlikteliğimizi ve kimliğimizi daha güçlü bir geleceğe taşıyacaktır.
Çünkü umut, bu topraklarda hiçbir zaman tamamen sönmemiştir. Zira iman varsa imkan da vardır.
Her karanlık dönemden sonra bir sabah olmuştur.
Ve biz biliyoruz ki;
Eğitim adaletle buluştuğunda,
Millet iradesi hürriyetle güçlendiğinde,
Gençlerin hayalleri bir daha asla yarım kalmayacaktır.
Ve biliyoruz ki bir milletin gerçek gücü ahlaklı, imanlı nesillerinden gelmektedir.
FATİH İŞGÖREN - EĞİTİM YÖNETİCİSİ
DIĞER HABERLER
-
Danıştay’dan Kritik Karar: Lise Yatırımlarında Damga Vergisi İstisnası Sona Erdi.
02 Mart 2026, 23:52 -
ÖZKURBİR’den Deniz Feneri Derneği’ne Ziyaret
02 Mart 2026, 17:03 -
MEB Yeni Marka Lisans Sözleşmesi Usul ve Esasları: Özel Öğretim Kurumlarını Neler Bekliyor?
01 Mart 2026, 14:17 -
Bir Zulmün Adı: 28 Şubat - Eğitimde Kırılan Hayaller ve Yeniden Ayağa Kalkma İradesi
01 Mart 2026, 00:30 -
BUGÜN SUSARSAK YARIN KİMİ GÖMECEĞİZ ?
28 Şubat 2026, 14:48 -
Derde deva belki de bela ara tatiller.
28 Şubat 2026, 14:44 -
Değerler Eğitimi Kimin Sorumluluğunda
28 Şubat 2026, 14:41 -
AŞK BÖYLEDİR İŞTE
27 Şubat 2026, 12:04 -
ÖZKURBİR Yönetim Kurulu Toplantısı Ramazan’ın Manevi İkliminde Gerçekleşti
27 Şubat 2026, 09:18 -
HER ŞEYİ HAZIR BULDU İNSAN
26 Şubat 2026, 16:05

