Ailede Sosyalleşmeye Pratik Bir Çözüm ve Bu Süreçte Okulun Rolü 14 Mayıs 2026, 09:56
Günümüzde toplumsal yapımızı sarsan en büyük tehditlerden biri, fiziksel olarak aynı çatı altında bulunup ruhen birbirinden fersah fersah uzaklaşan aile profilleridir.
Birlikte Ama Yalnızız
Biraz daha detaylı incelediğimizde fiziksel olarak da aile bireylerin birbirinden uzaklaştığını görmek mümkündür. Son dönemde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerimizde meydana gelen okul saldırıları ve tırmanan şiddet olayları, aslında buzdağının sadece görünen kısmıdır. Bu olayların ardından yapılan on binlerce paylaşım ve yazılan makaleler, trajedinin boyutlarını gözler önüne serse de asıl tehlikeyi yıllar öncesinden haber veren duyarlı kalemlerin feryadı bugün daha da anlam kazanmaktadır. Yıllar önce tehlikenin boyutlarını ortaya koyan haykırışların, yazıların, projelerin müelliflerini “ben size demiştim” boyutundaki medyatik paylaşımlardan ayrı değerlendirmek gerekir.
Henüz 2005 yılında, dijital bağımlılık bu denli hayatımızı esir almamışken bir sosyal sorumluluk projesi olarak yaptığımız araştırma ve bu araştırma sonucu uyguladığımız projeyi sonuçları ile birlikte burada paylaşmak istiyorum. 21 yıl öncesinden başlayan ve yıllar boyu uygulanan bu projenin geliştirilebileceği ve Milli Eğitim ve Aile Bakanlıklarının benzer projeleri destekleyebilecekleri ümidini taşımaktayım.
Araştırma, Bulgular ve Projelendirme
O yıllarda yöneticiliğini yaptığım özel okulu çevrenin bir sosyal ve kültürel merkezi yapma gayretim büyük ölçüde başarıya ulaşmıştı. Yirmi yıl öncesinde bu günkünün çok daha azı seviyede olan sosyal medya, oyunlar ve TV tehlikesi bile bizleri bu konuda bir şeyler yapmaya zorluyordu. Ekibimizle öğrencinin aileleri ile geçirdiği vaktin bir istatistiğini tutmak ve buna göre veriye dayalı bilgilendirme ve eğitim süreci ardından uygulamayı başlatmış olduk.
Projenin uygulama aşamasından önce, Rehberlik ve Psikolojik Danışma ekibimiz önderliğinde öğretmenlerimizle birlikte kapsamlı bir saha taraması gerçekleştirdik. Özellikle akşam 18.00 ile 22.00 saatleri arasını mercek altına alan bu çalışmada, aile bireylerinin bu kritik zaman diliminde nerede, kiminle ve ne yaptıkları üzerine detaylı veriler topladık. PDR uzmanlarımızın analizleri, tablonun vahametini ortaya koydu: Hemen her ailede bireylerin çok azının birlikte vakit geçirdiği, akşam yemeklerinin çoğunlukla bir-iki kişiyle yenip herkesin kendi alanına çekildiği tespit edildi. Özellikle çalışan anne ve babaların yokluğunda eve yalnız girip saatlerce büyüklerini bekleyen öğrencilerimizin, duygusal boşluklarını dijital mecralarla doldurmaya çalıştığı bilimsel verilerle somutlaştırıldı. Bu ön çalışma, çocukların aile büyüklerinden (dede, nine) mahrum büyümesinin ve çekirdek aile yapısındaki daralmanın ortaya çıkardığı aidiyet krizini projenin odağına yerleştirmemizi sağladı. Veriler ışığında uzmanların katılımıyla bir “yüzleşme” konferansı yaptık. Bilgilendirme ve durumu ortaya koyma maksatlı konferans sonrası aileler ile yüz yüze görüşmeler yaptık, broşürlerle bilgilendirmeler gerçekleştirdik.
Pratik Uygulama Olarak "Birlikte Bir Saat" Projesi
Bu uygulamada temel kural, televizyonun ve o dönemdeki kısıtlı dijital araçların tamamen kapatılması, o an evde bulunan her bireyin mutlaka etkinliğe katılmasıydı. Uygulama sırasında öğrencilerimiz sadece bir katılımcı değil, evin içinde projeyi yöneten ve yönlendiren birer moderatör haline getirildi. Aileler bu özel saatte zekâ oyunları oynadı, birlikte kitap okudu, hikâyeler anlattı, hatta mutfağa girip birlikte yemek yaparak hayatın doğal akışındaki mutluluğu yeniden keşfetti. Hatta bir sinema filmini etkili ve eleştirel bir bakış açısıyla; durdurup başlatmak şeklinde izlemek de aktiviteler arasında yer alıyordu. Hatta birlikte park gezintisi, piknik bile desteklediğimiz etkinlikler arasındaydı. Öğrencilerimiz hafta içi her gün ve aileleri ile birlikte karar verdikleri en az “bir saati” proje çizelgesine not ediyordu. Bu çizelge basitçe bir günlükten ibaretti. Seçilen saat aralığı, kiminle geçirildi ve ne yapıldı notu aile büyüğünün de imzası ile kayıt altına alındı. Böylece proje kapsamında, ailelerin hafta içi her akşam belirledikleri bir saat diliminde projeye katılım yapan ailenin fertlerini bir arada bulundurmayı ve harici dünyayı dışarıda bırakmalarını sağladık. Zorunlu tutulmamasına rağmen öğretmenler tarafından teşvik edilen bu sistemde, projeyi yürüten öğrencilerimiz Türkçe, Din Kültürü veya Sosyal Bilgiler gibi derslerin performans görevlerinden tam puan alarak ödüllendirildi, ailelere ise bu çabaları için onur belgeleri takdim edildi.
Okul ve Ailenin Etkili İş Birliği
Okul, sadece akademik bilginin verildiği bir mekân değildir. Nitelikli okul, pek çok sosyal görevi ile birlikte aileyi nitelikli vakit geçirme konusunda harekete geçiren bir rehber görevini üstlenebilir. Ancak eğitimin evde başladığı, beşikten mezara kadar devam eden bir süreç olduğu, ilk öğretmenlerimizin anne ve babalarımız olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz. Bizim uygulamamızda okul, aile içi etkin birlikteliği artırmak adına bir katalizör görevi gördü. Rehber öğretmenler ve branş öğretmenlerinin desteğiyle yürütülen bu süreçte, velilere yönelik bilgilendirme broşürleri ve toplantılarla etkili vakit geçirmenin bilimsel önemi aktarıldı. Okulun sağladığı bu sistemli takip, velilerimize sadece bir proje değil, aynı zamanda çocuklarının sosyal ve psikolojik gelişimine doğrudan katkıda bulunacakları bir yol haritası sundu. Amacımız birlikte vakit geçirmeyi bir görev haline getirmek değil, olması gereken aile içi rutini haline getirmekti. Belki damağa değen bir parmak bal olarak değerlendirilebilirdi. Yaşanan bu toplumsal erozyona karşı hayata geçirdiğimiz ve oldukça başarılı sonuçlar aldığımız "Birlikte Bir Saat" projesi, aile içi iletişimi bir sisteme bağlayarak evdeki havayı önemli ölçüde değiştirmeye muvaffak olmuştuk.
Kurtuluş Reçetesi Aile Sofrasında Saklıdır
Yapılan araştırmalar; köy, şehir ayırımında farklı sonuçları olsa da ailelerin bir arada etkili vakit geçirdikleri süreler günlük olarak dakikalar ile ifade edilmektedir. Önemli bir ihtiyacı gidermek için gerçekleştirdiğimiz “ailelerin birlikte nitelikle vakit geçirme projesi” bugün aile içi iletişim sorunları ile sokaklarımızda ve okullarımızda karşılaştığımız şiddet sarmalına karşı denenebilir bir okul projesi olarak önerilebilir. Sosyal medya ve kontrolsüz oyunların oluşturduğu tahribat, ancak aile sıcaklığının sağladığı güvenli limanda onarılabilir. "Birlikte Bir Saat" projesiyle elde ettiğimiz sonuçlar göstermiştir ki; aile içinde kurulan o bir saatlik bağ, öğrencinin okul başarısını artırmakla kalmayıp onu dış dünyanın yıkıcı etkilerine karşı daha dirençli hale getirmektedir. Ailelerin çekirdeklikten kurtulup; nine, dedeli ağaçlara dönüşmesi kurtuluş reçetesinin başındaki tatlı ilaçlardan biri olacaktır.
Eğer geleceği korumak istiyorsak, aileleri yeniden sofranın etrafında ve ortak bir etkinliğin heyecanında birleştirmek zorundayız. Unutulmamalıdır ki; ailede başlayan iyileşme, tüm topluma ve oradan devletin birlik ve beraberliğine sirayet edecektir.
SEBAHATTİN KAZAZ - EĞİTİM DANIŞMANI
DIĞER HABERLER
-
5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Kapsamındaki İdari Para Cezalarında "Tekerrür" Hükmünün Anayasa Mahkemesi Tarafından İptali
14 Mayıs 2026, 12:43 -
Ailede Sosyalleşmeye Pratik Bir Çözüm ve Bu Süreçte Okulun Rolü
14 Mayıs 2026, 09:56 -
FİNAL PRESTİJ KURS AÇILIŞ TÖRENİNE KATILIM.
14 Mayıs 2026, 09:53 -
BAB-I ALİ TOPLANTISINA KATILIM
14 Mayıs 2026, 09:49 -
BURSA'DA OKUL ZİYARETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.
12 Mayıs 2026, 23:05 -
ÖZKURBİR Yönetimi Bursa’daki Eğitim Zirvesine Katıldı
12 Mayıs 2026, 22:39 -
Eğitim ve kendimiz olmak -4-
12 Mayıs 2026, 09:17 -
EKRANIN KARANLIK YÜZÜNE KARŞI AÇIK BİR ÇAĞRI!!!!
12 Mayıs 2026, 08:46 -
Tasavvufun eğitimdeki yeri
11 Mayıs 2026, 08:09 -
VEFATTAN ÖNCE “ VEFA”
10 Mayıs 2026, 14:16

